Tyrannosaurus rex, etçil bir ikonik simgedir. 12 metreyi geçen uzunluğu ve 9 tonluk cüssesiyle bu güçlü dev, et yiyen ailesinin en büyük ve son üyesi olarak öne çıkmaktadır. Şimdi ise çok daha küçük, yeni bir tiranazor, bu ünlü dinozorun evrimsel geçmişindeki boşlukları dolduruyor. Tiranazor aile ağacının Khankhuuluu mongoliensis isimli yeni üyesi, Moğolistan'dan gelen ejder prens olarak tanımlanıyor.

Nature dergisinde tanımlanan dinozor; kafatası kemikleri, omurlar, kalça parçaları ve uzuv kemiklerini içeren iki kısmi iskelet sayesinde ilk kez teşhis edildi. Tüm bu parçalar, yaklaşık 86 milyon yıl önce Kretase Dönemi (İng: "Cretaceous period") Moğolistan'ında gezinmiş ve yaklaşık 4 metre uzunluğunda olan narin bir tiranazoru ortaya koyuyor, ki bu boyutlar 20 milyon yıl sonra sonra Kuzey Amerika'da avlanacak olan genç T. rex ile neredeyse aynıdır. Aslında Khankhuuluu; yuvarlak göz çukurları, bıçak benzeri dişleri ve sert ısırmaktan ziyade hızlı ısırmaya daha uygun olan uzun, sığ çeneleriyle sonraki dönemlerde yaşamış daha büyük tiranozorların gencini andırıyordu. Khankhuuluu, sürekli büyüyen kadroya yeni bir ek olmaktan daha fazlasını yapıyor.

Calgary Üniversitesi paleontoluğu ve çalışmanın ortak yazarı Darla Zelenitsky, "Khankhuuluu bize tiranazorların köken hikayesini veriyor." diye belirtiyor. 1970'lerin başında Moğol paleontolog Altangerel Perle, ülkenin doğusunda bir çift kısmi tiranazor iskeleti buldu. Kemikleri bir zamanlar Alectrosaurus olarak tanımlanmış küçük bir tiranazorunkilere benzerdi. Ancak Calgary Üniversitesi paleontoloğu ve çalışmanın ortak yazarı Jared Voris, 2023'te Moğolistan'da gerçekleştirdiği bir araştrma gezisi sırasında kemikleri incelediğinde, bu kemiklerin kesinlikle Alectrosaurus'a ait olmadığı fark etti.

Bu iskeletlerin kemikleri yarım asırdır koleksiyonların arasında keşfedilmeyi bekleyen yeni bir tiranazora aitti. Bu fosiller yeni bir ismi hak ediyordu ve Khankhuuluu olarak yeniden kategorize edildiler. Voris daha önce de göz önünde saklanan tiranazorlar keşfetmişti. 2020 yılında Voris ve meslektaşları, Alberta'da bulunan ve başka bir türe atanmış olan kemiklerden yola çıkarak, 80 milyon yaşındaki bir tiranazor grubuna Thanatotheristes adını vermişti.

Bu bulgular gelişmekte olan bir tiranazor keşifleri serisinin bir parçasıdır. Paleontologlar, ilk tiranazorlardan T. rex'e evrimin düz bi r çizgiden ziyade Kretase dönemi boyunca var olup yok olmuş birçok farklı tiranazor alt grubun oluşturduğu evrimsel bir ağaç olduğunu keşfettiler. Yeni tiranazor türlerinin bu bolluğu, uzmanların devasa T. rex de dahil olmak üzere büyük tiranazorların gezegenin geniş alanlarına nasıl yayıldığını ve nasıl evrimleştiğini parça parça bir araya getirmelerine olanak tanıyor. Araştırmacılar diğer tiranazorlarla karşılaştırdıklarında Khankhuuluu'nun, Alberta kökenli Gorgosaurus, Moğolistan kökenli pütürlü burunlu Alioramus ve ikonik T. rex gibi üyeleri içeren daha geniş bir tiranazor grubunun yakın akrabası olduğunu keşfettiler.

Yeni aile ağacının yanı sıra fosillerim ortaya çıkarıldığı yerler de tiranazorların 20 milyon yıl boyunca nasıl evrimleştiği hakkında güncellenmiş bir tablo sunuyor. Yeni çalışmada yer almayan Londra Üniversitesi Akademisi paleontoloğu Cassius Morrison, "Bu tür, T. rex ve akrabalarının evrimsel başarısını anlamak açısından kilittir." diyor. Özellikle bu yeni analiz, etçiller yeni bölgelere yayıldıkça tiranazorların nasıl birçok farklı türe evrimleştiğini ortaya koyuyor. Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız.

Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor. Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz.

Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik. Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Voris ve meslektaşları, Khankhuuluu'nun yaşadığı dönemde bu tür küçük ve narin tiranazorların bir kara köprüsü üzerinden tarih öncesi Asya'dan Kuzey Amerika'ya dağıldığını öne sürüyor. Bu durum, Zelenitsky'nin "tiranazorların iki patlaması" şeklinde adlandırdığı sürecin ilkidir. Bu yırtıcıların bazıları narin kaldılar ve daha küçük avların peşinde koştular, ancak diğerleri daha cüsseli hale gelerek daha büyük dinozorları avladılar ve Güney Kaliforniya'dan New Jersey'e kadar uzanan habitatlarda dolaştılar. Ancak yeni bir çalışma, T. rex'in doğrudan atalarının Kuzey Amerika'da evrimleşmediğini öne sürüyor.

Voris ve meslektaşları, yaklaşık 79 ila 78 milyon önce tiranazorların en az bir soy hattının Asya'ya geri döndüğünü öne sürüyor. Araştırmacılar bunu, ilk bakışta birbirinden çok farklı görünebilecek iki tiranazor grubu arasındaki yakın ilişki sayesinde biliyorlar. Tiranazorlar bu dönemde Asya'ya geri dönüp ikinci patlamalarını yaşadıklarında, gruplardan biri nispeten narin yapılıydı ve "Pinokyo" dinozoru Qianzhousaurus gibi küçük boynuzlarla süslenmiş uzun burunlara sahipti. Diğer grup ise Tarbosaurus gibi kemikleri ezmekte usta olan derin kafataslarıyla daha da büyümeye başladı.

T. rex, 73 ila 67 milyon yıl önce kara köprüsünü bir kez daha geçerek Kuzey Amerika'ya dönen kemik kırıcı bir soy hattından, yani bu ikinci gruptaki atalarından evrimleşmişti; ki bu da T. rex'i başka bir kıtadan gelen yeni bir yırtıcı türü yapıyordu. Sonuç olarak bu çalışma, Dünya'nın en büyük etçillerinden birinin yükselişinin, Kuzey Amerika ile Asya arasında 20 milyon yıllık bir süreçte gerçekleşen bu gitgellerden kaynaklandığını öne sürüyor. Eğer yıkıcı bir asteroit çarpması 66 milyon yıl önce Kretase Dönemi'ni aniden sonlandırmasaydı, tiranazorlar şüphesiz değişmeye devam edecekti. Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak.

Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken... O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...

O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız. Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz.

Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın! Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin. Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz: Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 12/06/2026 15:59:14 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23081

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

This work is an exact translation of the article originally published in National Geographic. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.