BBC'nin gerçekleştirdiği detaylı bir inceleme, sosyal medya platformlarının karanlık bir yüzünü daha ortaya koydu. Araştırma, gece dışarı çıkan kadınları hedef alarak onları gizlice filme alan bazı içerik üreticilerinin, bu görüntüleri YouTube, TikTok, Facebook ve Instagram gibi popüler platformlara yükleyerek ciddi maddi kazançlar elde ettiğini belgeledi. Genellikle "4K Şehir Yürüyüşleri", "Sokak Modası" veya "Gece Hayatı Atmosferi" gibi masumane başlıklar altına gizlenen bu videolar, aslında kadınların bedenlerini nesneleştiren ve mahremiyetlerini ihlal eden birer dijital taciz aracı olarak kullanılıyor.
Söz konusu videoların içeriği incelendiğinde, çekimlerin rastgele sokak görüntüleri olmadığı açıkça görülüyor. Kamera açıları, genel sokak manzarasından ziyade, belirli kadınları takip etmek, vücut hatlarına zoom yapmak ve habersizce onları izlemek üzerine kurgulanıyor. Yüksek çözünürlüklü kameralar ve profesyonel stabilizasyon ekipmanları (gimbal) kullanan bu kişiler, dışarıdan bakıldığında sıradan birer turist veya vlog çeken birer youtuber gibi görünüyor. Bu kamuflaj, onların güvenlik görevlileri veya çevredekiler tarafından fark edilmeden saatlerce çekim yapabilmelerine olanak tanıyor.
Araştırma, bu tür içeriklerin arkasındaki temel motivasyonun reklam gelirleri ve izlenme sayıları olduğunu vurguluyor. Milyonlarca izlenmeye ulaşan bu videolar, platformların algoritmaları tarafından da ne yazık ki desteklenebiliyor. Videoların altındaki yorum bölümleri ise genellikle kadınları aşağılayan, taciz eden veya cinsel obje olarak değerlendiren ifadelerle dolu. İçerik üreticileri, bu videolar üzerinden sadece platform reklamlarından değil, aynı zamanda izleyicilerin bağışlarından veya özel üyelik sistemlerinden de para kazanıyor.
Kadın hakları savunucuları ve hukukçular, bu durumun "kamuya açık alan" kavramının kötüye kullanımı olduğunu belirtiyor. Çoğu ülkede kamusal alanda çekim yapmak yasal olsa da, bu çekimlerin cinsel tatmin veya ticari kazanç amacıyla taciz boyutuna vardırılması, yasal düzenlemelerin dijital çağın gerisinde kaldığını gösteriyor. Kadınlar, sadece arkadaşlarıyla eğlenmek veya eve dönmek istedikleri bir gecede, kendilerini dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insanın izlediği bir videonun öznesi olarak bulmaktan korkuyor. Bu durum, kadınların kamusal alandaki güvenlik algısını zedeleyen ve özgürlüklerini kısıtlayan ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor.
Teknoloji devleri ise politikalarının tacizi ve izinsiz görüntü paylaşımını yasakladığını belirtse de, moderasyon ekiplerinin bu tür "gri alan" içeriklerini tespit etmekte zorlandığı görülüyor. BBC'nin araştırması, bu videoların sadece bireysel bir sapkınlık olmadığını, aynı zamanda platformların denetim mekanizmalarındaki açıkları kullanan küresel bir "röntgencilik" pazarı haline geldiğini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, platformların daha katı kurallar getirmesi ve rızasız paylaşılan bu tür görüntülerin suç kapsamına alınması için yasal reformların şart olduğunu vurguluyor.