Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, diplomatik temaslarını yoğunlaştırma ve bölgesel ittifakları güçlendirme hedefiyle 3 Şubat'ta Suudi Arabistan'a, ardından 4 Şubat'ta Mısır'a kritik ziyaretler gerçekleştirecek. Türkiye İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapılan bu resmi duyuru, Ankara'nın hem Körfez hem de Kuzey Afrika'daki önemli güç merkezleriyle ilişkilerini restore etme ve stratejik işbirliklerini derinleştirme iradesini açıkça ortaya koyuyor. Art arda gerçekleşecek bu üst düzey ziyaretler, Türkiye'nin son yıllarda uyguladığı 'normalleşme' politikasının en belirgin göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Suudi Arabistan ziyareti, 2018'deki gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından yaşanan siyasi soğukluğun tam anlamıyla sona erdiğini simgeliyor. Türkiye'nin bu olayda takındığı sert tutum, Ankara ile Riyad arasındaki ilişkilerin gerilmesine neden olmuştu. Ancak son iki yıldır, özellikle ekonomik çıkarlar ve bölgesel istikrar arayışı doğrultusunda iki ülke arasında diplomatik bir yakınlaşma süreci yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2022 Nisan ayında Cidde'ye yaptığı ziyaret ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın aynı yıl Haziran ayında Ankara'ya iade-i ziyareti, buzların erimesinde kilit rol oynamıştı. Bu yeni ziyaretin, başta ticaret, yatırım ve savunma sanayi olmak üzere ikili ekonomik ve stratejik işbirliklerini daha da ileriye taşıması bekleniyor. Ayrıca, G20 üyesi iki ülkenin bölgesel ve küresel meselelerdeki ortak yaklaşımları da ele alınacak konular arasında yer alacak.

Mısır ziyareti ise, on yılı aşkın bir süredir devam eden diplomatik soğukluğun ardından gerçekleşecek tarihi bir buluşma niteliği taşıyor. 2013'te Mısır'da gerçekleşen askeri darbe ve dönemin Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin devrilmesi sonrası, Türkiye'nin olaylara sert tepki vermesiyle Ankara ve Kahire arasındaki ilişkiler adeta donma noktasına gelmişti. Karşılıklı büyükelçilikler kapatılmış, diplomatik temsil seviyesi düşürülmüş ve iki ülke arasında derin bir güven bunalımı yaşanmıştı. Ancak son birkaç yıldır, özellikle bölgesel dengelerdeki değişimler ve karşılıklı menfaatler doğrultusunda kademeli bir yakınlaşma süreci başlamıştı. İstihbarat düzeyinde başlayan temaslar, diplomatik istişarelerle devam etmiş ve 2023 yılında karşılıklı büyükelçilerin atanmasıyla ilişkiler normalleşme yoluna girmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah es-Sisi ile bir araya gelmesi, bu uzun bekleyişin ardından resmi bir dönüm noktası olacak. Görüşmelerde ekonomi, ticaret, turizm ve Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği konularının yanı sıra, Gazze'deki insani kriz, Libya ve Sudan gibi bölgesel meseleler de geniş bir yelpazede ele alınacak.

Bu ziyaretler, Türkiye'nin dış politikasındaki 'değerli yalnızlık' döneminden çıkarak bölgesel aktörlerle daha kapsayıcı ve yapıcı ilişkiler kurma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Her iki ülkeyle de ilişkilerin geliştirilmesi, hem Türkiye'nin bölgesel ağırlığını artıracak hem de Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacaktır. Ankara'nın bu diplomatik hamleleriyle, bölgedeki kritik gelişmelere ortak çözümler bulma ve karşılıklı çıkar odaklı bir işbirliği ortamı yaratma hedefinde olduğu görülüyor. Ziyaretlerin sonunda somut ekonomik anlaşmaların imzalanması ve bölgesel meselelerde ortak yol haritalarının belirlenmesi bekleniyor.