Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yaşananlar, ne yazık ki münferit bir asayiş olayı olarak geçiştirilemeyecek kadar derin bir toplumsal soruna işaret ediyor. Kavaklıdere Şehit Murat Kartal Ortaokulu, isminde bir şehidi taşıyan bir ilim yuvası olması gerekirken, vandallığın sahnesi haline geldi. Okul Müdürü N.Ö. ve eski müdür E.S., öğrencileri Y.G.'nin ağabeyi M.G. ve yanına topladığı akrabaları tarafından fiziksel saldırıya uğradı.

GokaNews olarak bu olayın röntgenini çektiğimizde karşımıza çıkan tablo ürkütücü. Olayın sadece bir 'kavga' olmadığını net bir şekilde ifade etmek zorundayız. Bir öğrencinin ağabeyinin, yanına akrabalarını da alarak okula 'baskın' düzenlemesi, eğitim kurumlarına duyulan saygının yerle yeksan olduğunun kanıtıdır. Eskiden "eti senin kemiği benim" teslimiyetiyle öğretmenine güvenen veli profilinden, eğitimciyi potansiyel bir düşman veya hizmetkâr gibi gören bir zihniyete ne ara evrildik?

Saldırının detayları, şiddetin planlı ve organize doğasını gösteriyor. Anlık bir öfke patlamasından ziyade, güç gösterisine dayalı bir eylem söz konusu. Okul idarecilerinin kendi makamlarında, görevleri başında darbedilmesi, devletin otoritesine de atılmış bir yumruktur. Bu saldırı, okul koridorlarında yankılanan o şiddetin, diğer öğrencilerin psikolojisinde yaratacağı travmayı da beraberinde getiriyor.

Olayın yargı boyutuna gelince; saldırıya karışan üç kişi gözaltına alındı. Bunlardan, eylemin baş faili olduğu anlaşılan ağabey M.G. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bir tutuklama kararının çıkması, kamu vicdanını bir nebze olsun rahatlatsa da sorunun kökünü kurutmuyor. Diğer saldırganların durumu ve yargılama sürecinin caydırıcılığı, önümüzdeki günlerde yakından takip edilmelidir.

Eğitimciler Sendikaları ve sivil toplumun yıllardır haykırdığı "Eğitimde Şiddet Yasası" talebinin ne kadar haklı olduğu Manisa'da bir kez daha tescillendi. Öğretmenini koruyamayan bir sistemin, o öğretmenden geleceği inşa etmesini beklemesi hayalcilik olur.

Sonuç olarak; Manisa'daki bu olay, sadece N.Ö. ve E.S.'ye değil, mesleki onuru zedelenen yüz binlerce öğretmene yapılmıştır. Tutuklama kararı bir sonuçtur, ancak çözüm; okulları 'yol geçen hanı' olmaktan çıkarıp, eğitimcinin dokunulmazlığını hem yasal hem de toplumsal düzeyde yeniden tesis etmekten geçer.