Guterres'in açıkça dile getirdiği, “Gazze, Filistin Devleti'nin ayrılmaz bir parçasıdır ve öyle kalmalıdır” ifadesi, basit bir retorik değildir. Bu, bölgedeki mevcut güç dengeleri üzerinden yapılan müzakerelere karşı uluslararası hukukun kırmızı çizgisini yeniden belirleme hamlesidir.
BM Genel Sekreteri, bu beyanıyla, Tel Aviv koridorlarında tartışılan tüm uzun vadeli güvenlik kontrolü, kalıcı tampon bölge oluşturma ve Gazze’nin Batı Şeria’dan siyasi olarak tamamen koparılması planlarını doğrudan hedef alıyor.
Bu, Filistin toprağının parçalanmasına dair her girişimin uluslararası hukuk nezdinde meşruiyetini yitireceği anlamına gelir. Diplomasinin temelini, askeri fiili durumlar yerine yasal zorunluluklara geri taşımayı amaçlıyor.
Fragmantasyon Tuzağına Net Cevap
Analistler, BM’nin bu pozisyonunun iki temel amaca hizmet ettiğini belirtiyor. Birincisi, Gazze Şeridi ile Batı Şeria arasındaki on altı yıllık siyasi bölünmüşlüğün kalıcı hale getirilmesini engellemek. Bu bölünmüşlüğün kurumsallaşması, iki devletli çözümün fiilen imkansız hale gelmesi demektir.
İkincisi, sadece Gazze odaklı, kısa vadeli insani veya güvenlik çözümleri yerine kapsamlı, Filistin devletinin egemenliğini temel alan çözüme geri dönülmesini zorunlu kılmak.
Uluslararası hukuka yapılan vurgu burada kritikleşiyor. Guterres, çözümün sadece askeri güç dengeleriyle değil, temel hukuki prensiplerle sınırlı olduğunu netleştiriyor. Bu, İsrail’in Gazze’deki gelecekteki rolüne dair herhangi bir tek taraflı kararının uluslararası sistemde hukuki zemin bulamayacağını güçlü bir şekilde işaret eder.
GokaNews Analizi: Diplomatik Kalkan
GokaNews analizine göre, bu açıklama mevcut gerilimde bir diplomatik kalkan görevi görüyor. Eğer uluslararası toplum bu prensibi desteklemezse, bölgenin geleceği birbirinden kopuk, yönetilemez ve sürekli çatışma riski taşıyan enklavlara bölünebilir.
Gazze'nin kimin tarafından yönetileceği tartışması, bir yönetim sorunundan öte, nihai devlet sınırlarının nasıl çizileceği sorunudur. Guterres, Hamas'ın yönetimden çıkarılması senaryoları çerçevesinde bile, yönetimi devralacak uluslararası veya bölgesel geçici bir gücün dahi Filistin devletinin bütünlüğünü koruma yükümlülüğüne sahip olduğunu vurguluyor.
Bu stratejik bir hamledir. BM Genel Sekreteri, pratikte, kalıcı bir barışın ancak Filistin’in coğrafi ve siyasi bütünlüğü tanınarak inşa edilebileceğini hatırlatıyor. Gazze’nin kaderi, tüm Filistin’in kaderinden ayrılamaz.