İran siyasetinde 'reformist' kanadın temsilcisi olarak göreve gelen Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, seçim vaatleri arasında yer alan Batı ile ilişkileri normalleştirme ve ekonomik darboğazı aşma hedefleri doğrultusunda en somut adımını attı. İran basınında yer alan ve diplomatik kaynaklara dayandırılan haberlere göre, Pezeşkiyan, ülkenin nükleer programı üzerindeki denetimlerin artırılması karşılığında yaptırımların kaldırılmasını öngören müzakere sürecinin başlatılması için yetkili organlara resmi talimatı verdi.
Bu stratejik kararın ardından gözler, diplomasinin kalbinin atacağı İstanbul'a çevrildi. ABD basınında yer alan iddialara göre, Washington ve Tahran arasındaki bu yeni diyalog sürecinin ilk üst düzey teması Türkiye'de gerçekleşecek. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un cuma günü İstanbul'da kritik bir görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor. İstanbul'un seçilmesi, Türkiye'nin bölgedeki arabulucu rolünü ve iki ülke arasında tarafsız bir zemin sunma kapasitesini bir kez daha öne çıkarıyor.
Analistler, Pezeşkiyan'ın bu hamlesini, İran ekonomisinin içinde bulunduğu zorlu koşullara ve bölgesel gerilimlere karşı pragmatik bir çözüm arayışı olarak değerlendiriyor. 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) 2018 yılında ABD tarafından tek taraflı feshedilmesinden bu yana İran ekonomisi, ağır yaptırımlar altında eziliyor. Pezeşkiyan yönetimi, halkın alım gücünü artırmak ve enflasyonu düşürmek için yaptırımların kaldırılmasını hayati bir zorunluluk olarak görüyor.
Öte yandan, görüşmenin zamanlaması da manidar bulunuyor. Orta Doğu'da İsrail ile İran destekli gruplar arasındaki çatışmaların tırmandığı ve bölgesel bir savaş riskinin arttığı bir dönemde, Tahran'ın Washington ile doğrudan temas kurma girişimi, gerilimi düşürme yönünde atılmış stratejik bir adım olarak yorumlanıyor. Ancak müzakerelerin içeriği ve kapsamı henüz netlik kazanmış değil. İran'ın uranyum zenginleştirme programındaki ilerlemeler ve balistik füze teknolojisi konusundaki ısrarı, masadaki en zorlu başlıklar olmaya devam ediyor.
Diplomatik çevreler, İstanbul'daki görüşmenin sonucunun sadece ABD-İran ilişkilerini değil, tüm Orta Doğu'nun güvenlik mimarisini etkileyebileceğini belirtiyor. Eğer taraflar arasında güven artırıcı önlemler üzerinde uzlaşma sağlanabilirse, bu durum bölgedeki tansiyonun düşmesine ve küresel enerji piyasalarında istikrarın sağlanmasına katkıda bulunabilir. Ancak Washington'daki siyasi atmosfer ve Tahran'daki muhafazakar kanadın olası itirazları, sürecin önündeki en büyük engeller olarak varlığını koruyor.