GokaNews Analiz Masası - Kerkük'ten gelen haberler, ne yazık ki Orta Doğu'nun enerji başkentlerinden birinin, temel belediyecilik hizmetleri konusunda ne denli savunmasız kaldığını bir kez daha gözler önüne serdi. İki gündür aralıksız devam eden sağanak yağışlar, kenti sadece suya değil, kedere de boğdu. Gelen son bilgilere göre, sel sularının evini bastığı bir vatandaşımız, yükselen suların elektrik hattıyla temas etmesi sonucu akıma kapılarak hayatını kaybetti.

Bu olay, basit bir "kaza" olarak kayıtlara geçmemeli. Kerkük gibi stratejik öneme sahip, yer altı zenginlikleriyle dünyanın gözünün üzerinde olduğu bir kentte, yağmurun ölümcül bir silaha dönüşmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Yaşanan can kaybı, meteorolojik bir sürprizden değil, kronikleşen altyapı eksikliğinden kaynaklanıyor.

Irak genelinde ve özellikle Kerkük'te, elektrik şebekesinin durumu, güvenlik uzmanlarının ve şehir plancılarının yıllardır uyardığı bir konu. Standart dışı kablolamalar, yer altına alınmayan hatlar ve kaçak bağlantıların oluşturduğu "kablo karmaşası", yağışlı havalarda sokakları ve evleri adeta birer mayın tarlasına çeviriyor. Su baskını yaşandığında, vatandaşın ilk korkusu boğulmak değil, görünmez bir tehlike olan elektrik akımı oluyor. Bu son vaka, bu korkunun yersiz olmadığını, aksine ölümcül bir gerçeklik olduğunu kanıtladı.

Analizimiz şudur ki; Kerkük'teki drenaj ve kanalizasyon sistemlerinin yetersizliği, bu tür trajedilerin birincil failidir. İki günlük yağışın bir evi, içindeki insanı hapsedecek ve ölümüne sebep olacak kadar suyla doldurması, şehir planlamasının iflas ettiğinin resmidir. Petrol gelirlerinden elde edilen zenginliğin, kentin en temel ihtiyacı olan güvenli barınma ve altyapıya aktarılmaması, yönetimsel bir zafiyetin ötesinde, insani bir krizdir.

Bu ölüm, istatistiksel bir veri olmaktan çok, bir uyarı niteliği taşımalıdır. İklim değişikliği ile birlikte bölgede yağış rejimlerinin değiştiği ve daha sert hava olaylarının yaşandığı bir dönemdeyiz. Eğer Kerkük yerel yönetimi ve merkezi hükümet, elektrik şebekesini modernize etmez ve yağmur suyu tahliye sistemlerini baştan aşağı yenilemezse, bu haberin benzerlerini yazmaya devam edeceğiz.

Sonuç olarak; gökyüzünden düşen rahmetin, yerdeki ihmal zinciriyle birleşerek felakete dönüştüğü bu döngü kırılmalıdır. Kerkük halkı, petrolün üzerinde oturup yağmur suyunda can vermeyi hak etmiyor.