Libya'nın siyasi geleceğinde kilit bir rol oynaması beklenen ve ülkenin devrik lideri Muammer Kaddafi'nin en tanınmış oğlu olan Seyfülislam Kaddafi'nin, Zintan şehrindeki konutunun önünde uğradığı suikast sonucu öldürüldüğü resmen açıklandı. Yerel kaynaklardan ve güvenlik yetkililerinden edinilen bilgilere göre olay, Kaddafi'nin Zintan'daki evinden çıkışı sırasında gerçekleşti. Kimliği henüz belirlenemeyen silahlı bir grubun gerçekleştirdiği saldırıda, Kaddafi'nin korumaları ile saldırganlar arasında çatışma çıktığı ve bu sırada hedef alınan Seyfülislam Kaddafi'nin olay yerinde hayatını kaybettiği bildirildi.

2011 yılında babası Muammer Kaddafi'nin devrilmesi ve öldürülmesiyle sonuçlanan NATO destekli ayaklanmanın ardından, Seyfülislam Kaddafi ülkenin dağlık bölgesindeki Zintan şehrinde milis güçler tarafından yakalanmıştı. Yıllarca bu şehirde hem bir tutuklu hem de daha sonraları yarı koruma altında yaşayan bir figür olarak kalan Kaddafi, Libya siyasetinin en gizemli ve tartışmalı isimlerinden biriydi. Babasının iktidarı döneminde "reformist" kanadı temsil eden ve Batı ile ilişkileri yürüten yüzü olarak bilinen Seyfülislam, devrim sonrasında ise eski rejimi destekleyen "Yeşil Hareket" tabanının tek umudu haline gelmişti.

Bu suikast, Libya'da yıllardır süren iç savaşın ve siyasi bölünmüşlüğün en kritik dönemlerinden birinde gerçekleşti. Seyfülislam Kaddafi, geçtiğimiz dönemde Libya başkanlık seçimleri için adaylığını koymuş, ancak hukuki engeller ve siyasi itirazlar nedeniyle adaylığı tartışmalı hale gelmişti. Hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından "insanlığa karşı suç işlediği" iddiasıyla yakalama kararı bulunmasına rağmen, Libya içindeki popülaritesi ve babasının dönemine duyulan nostalji nedeniyle önemli bir siyasi aktör olarak görülüyordu. Onun ölümü, ülkedeki güç dengelerini tamamen değiştirecek bir gelişme olarak yorumlanıyor.

Zintan şehri, Trablus hükümeti ve ülkenin doğusundaki güçler arasında stratejik bir konuma sahipken, Kaddafi'nin burada öldürülmesi güvenlik zafiyeti tartışmalarını da beraberinde getirdi. Saldırının arkasında hangi grubun veya dış gücün olduğu henüz netlik kazanmazken, olayın zamanlaması dikkat çekiyor. Libya'da seçimlerin yapılamadığı ve geçiş hükümetinin meşruiyetinin sorgulandığı bu dönemde, Kaddafi'nin ölümü, eski rejim yanlılarının radikalleşmesine veya kabileler arası çatışmaların yeniden alevlenmesine neden olabilir.

Uluslararası kamuoyu gelişmeleri endişeyle takip ederken, Libya makamlarının olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattığı duyuruldu. Seyfülislam Kaddafi'nin ölümü, sadece bir şahsın değil, Libya'nın son 50 yılına damgasını vuran Kaddafi ailesinin siyasi sahneden tamamen silinmesi anlamına da geliyor. Bu durumun, Kuzey Afrika'daki jeopolitik denklemleri nasıl etkileyeceği ise önümüzdeki günlerde netleşecek.