Türkiye siyasetinde 'şahin' politikaları ve sert milliyetçi söylemleriyle tanınan MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmayla ulusal ve uluslararası kamuoyunda büyük bir şok etkisi yarattı. Yıllardır PKK ile mücadelede en sert askeri yöntemleri savunan ve Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) kapatılmasını talep eden Bahçeli, bu kez İmralı Cezaevi'nde bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan ve Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş için daha önce telaffuz etmediği hukuki ve siyasi yolların açılabileceğini işaret etti.
Bahçeli’nin konuşmasının merkezinde, uluslararası hukuk literatüründe 'Umut Hakkı' (Right to Hope) olarak bilinen kavram yer aldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına dayanan bu kavram, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan mahkumların, cezalarının belirli bir infaz süresinden sonra (genellikle 25 yıl) 'iyi hal' ve 'rehabilitasyon' durumları göz önünde bulundurularak tahliye edilme ihtimaline sahip olmalarını öngörüyor. Bahçeli, Öcalan’ın örgütün silah bıraktığını ve terörün bittiğini ilan etmesi şartıyla, bu haktan yararlanabilmesi için yasal düzenleme yapılabileceğini vurguladı. Bu öneri, Öcalan'ın 1999 yılından bu yana devam eden tutukluluk halinin, belirli koşullar altında sona erebileceği anlamına geliyor ki bu, Türk siyasetinde bir tabunun yıkılması demektir.
Öte yandan Bahçeli’nin çağrısı sadece Öcalan ile sınırlı kalmadı. 2016 yılından bu yana tutuklu bulunan ve AİHM’in hakkında 'derhal tahliye edilmeli' kararları verdiği eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş için de kapı aralandı. Bahçeli'nin bu hamlesi, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ile kurduğu Cumhur İttifakı'nın, yaklaşan olası anayasa değişikliği süreci veya bölgesel jeopolitik gelişmeler öncesinde Kürt meselesine dair stratejik bir makas değişikliğine gittiği şeklinde yorumlanıyor.
Analistler, bu çıkışı Türkiye'nin içerideki sosyal tansiyonu düşürme ve Ortadoğu'da artan gerilimler karşısında 'iç cepheyi' tahkim etme girişimi olarak değerlendiriyor. Devletin en milliyetçi figürünün, 'terörist başı' olarak nitelendirdiği bir isme Meclis yolunu işaret etmesi ve yasal umut ışığı yakması, Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle mücadele tarihinde bir paradigma değişimine işaret ediyor. Bu açıklamaların ardından gözler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vereceği tepkiye ve DEM Parti (HDP geleneğini sürdüren parti) cephesinden gelecek yanıtlara çevrilmiş durumda. Bahçeli'nin bu tarihi çıkışı, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin siyasi gündemini tamamen değiştirecek potansiyele sahip.