Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre, uluslararası gündemi meşgul eden ve özellikle ABD seçim dönemlerinde sıkça tartışılan NATO'nun işlevselliği konusuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Donald Trump'ın, ABD'nin ittifak üzerindeki mali ve askeri yükü tek başına taşıdığına ve ABD desteği olmadan NATO'nun varlık gösteremeyeceğine dair süregelen söylemlerini eleştiren Støre, bu bakış açısının jeopolitik gerçeklerle örtüşmediğini belirtti.
Støre'nin açıklamaları, sadece bir retorik tartışması olmanın ötesinde, Avrupa'nın değişen güvenlik mimarisini ve ABD ile olan ilişkilerin derinliğini gözler önüne seriyor. Norveç Başbakanı, Trump'ın "ABD olmadan NATO çok güçlü olamazdı" tezinin yanlış olduğunu savunurken, ittifakın karşılıklı bağımlılık ilkesine dayandığını hatırlattı. Støre'ye göre, NATO sadece ABD'nin Avrupa'yı koruduğu bir mekanizma değil; aynı zamanda ABD'nin küresel nüfuzunu sürdürmesi, terörle mücadele etmesi ve süper güç rekabetinde avantaj sağlaması için kritik bir platformdur.
Konuya tarihsel bir perspektiften yaklaşan uzmanlar, Støre'nin itirazının haklılık payına dikkat çekiyor. NATO'nun kurucu anlaşmasının meşhur 5. Maddesi —yani bir üyeye yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış sayılması ilkesi— tarih boyunca sadece bir kez, 11 Eylül saldırılarının ardından ABD'yi savunmak için devreye sokulmuştu. Norveçli askerler de dahil olmak üzere binlerce Avrupalı personel, ABD'nin güvenliği için Afganistan'da görev yaptı ve kayıplar verdi. Støre'nin vurgusu, bu tarihsel fedakarlığın ve ortaklığın, sadece mali bilançolara indirgenemeyecek kadar değerli olduğu yönünde.
Özellikle Kuzey Kutbu ve Baltık Denizi gibi stratejik bölgelerde Rusya ile sınır komşusu olan Norveç, ittifakın kuzey kanadının korunmasında hayati bir rol oynuyor. Norveç'in sağladığı istihbarat, deniz gözetimi ve coğrafi konum, ABD'nin Kuzey Atlantik'teki durumsal farkındalığı için vazgeçilmez nitelikte. Støre, bu bağlamda Avrupa'nın güvenliğinin ABD için bir "hayır kurumu" faaliyeti olmadığını, aksine Washington'un kendi ulusal güvenliği için Avrupa'daki üslerine ve müttefiklerine ihtiyaç duyduğunu ima ediyor.
Son dönemde Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını ciddi oranda artırması da Trump'ın eski argümanlarını zayıflatan bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. Başbakan Støre, Avrupa'nın artık kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk aldığını, ancak transatlantik bağın koparılmasının her iki kıta için de felaket olacağını belirtiyor. Norveç liderinin bu çıkışı, ABD'deki siyasi değişimler ne olursa olsun, NATO'nun kurumsal hafızasının ve stratejik gerekliliğinin popülist söylemlere kurban edilmemesi gerektiği yönünde küresel bir çağrı niteliği taşıyor.