Norveç polisi tarafından yapılan resmi açıklamada, Marius Borg Høiby'nin Pazartesi akşamı geç saatlerde gözaltına alındığı doğrulandı. Veliaht Prenses Mette-Marit'in Veliaht Prens Haakon ile evlenmeden önceki ilişkisinden dünyaya gelen ve resmi bir kraliyet unvanı bulunmayan Høiby, Ceza Kanunu'nun cinsel bütünlüğü ihlal eden suçları kapsayan maddesi uyarınca suçlanıyor. Polis yetkilileri, suçlamanın "mağdurun bilincinin kapalı olduğu veya başka nedenlerle eyleme karşı koyamadığı cinsel ilişki" eylemini kapsadığını belirtti. Bu gelişme, Ağustos ayında Høiby'nin Oslo'daki bir apartman dairesinde bir kadına fiziksel saldırıda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınmasının hemen ardından geldi.

Høiby'nin avukatı Øyvind Bratlien, müvekkilinin suçlamaları kesin bir dille reddettiğini ve masum olduğunu savundu. Ancak savcılık, delillerin karartılma ihtimalini gerekçe göstererek Høiby'nin tutuklu yargılanmasını talep etti. Olayın, Høiby'nin Ağustos ayındaki bir başka olayla ilgili mağdurla aynı araçta bulunduğu sırada gerçekleştiği ve polis tarafından durdurularak tutuklandığı bildirildi. Norveç basınına yansıyan detaylara göre, soruşturma genişletildi ve dosyadaki mağdur sayısı artış gösterdi. Høiby'nin geçmişte uyuşturucu kullanımı ve ruhsal sorunlarla mücadele ettiği de kamuoyu tarafından bilinen bir gerçek.

Bu skandal, Norveç Kraliyet Ailesi'nin, özellikle de Veliaht Prenses Mette-Marit'in itibarını ciddi şekilde zedeleyen daha geniş bir krizin parçası olarak görülüyor. Prenses, 2019 yılında, Amerikalı milyarder ve hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile 2011 ve 2013 yılları arasında görüştüğünün ortaya çıkmasıyla büyük bir eleştiri dalgasına maruz kalmıştı. Epstein'in 2008 yılında çocuk fuhuşu suçlamasıyla hüküm giymiş olmasına rağmen gerçekleşen bu görüşmeler, Norveç halkında büyük tepki çekmişti. O dönemde kamuoyundan özür dileyen Mette-Marit, Epstein'in suçlarının boyutunu bilmediğini iddia etmiş ve bu görüşmelerden dolayı derin pişmanlık duyduğunu belirtmişti.

Ancak oğlunun karıştığı bu son ve son derece ciddi suçlamalar, Epstein dosyalarının yarattığı gölgenin henüz silinmediği bir dönemde Kraliyet Ailesi'ni yeniden savunmasız bir konuma itti. Norveç gibi şeffaflık ve eşitlik ilkelerine sıkı sıkıya bağlı bir toplumda, monarşinin ayrıcalıklı üyelerinin bu tür ağır suçlarla anılması, kuruma olan güveni sarsıyor. Kraliyet uzmanları, Kral Harald'ın yaşlılığı ve sağlık sorunları nedeniyle tahtı devretmeye hazırlandığı bir süreçte, Veliaht Prens Haakon ve eşi Mette-Marit'in bu krizleri yönetmekte zorlanabileceğini ve monarşinin geleceğinin tartışmaya açılabileceğini öngörüyor.