GokaNews analistlerine göre, Suveyda’daki bu son askeri gerilim, sıradan bir güvenlik operasyonu değil, rejimin hayati bir azınlık desteğini kaybetme riskini göze aldığı tehlikeli bir kumar.

Çatışmanın merkezinde, Suriye güvenlik güçlerinin (özellikle askeri istihbarat birimlerinin) Dürzilerin en yüksek manevi otoritesi olan Şeyh Hikmet el-Hecri’ye bağlı yerel gruplarla doğrudan karşı karşıya gelmesi yatıyor. El-Hecri, son yıllarda rejimin yolsuzluk ve ekonomik çöküş politikalarına karşı en cesur eleştirileri yapan lider konumuna yükselmişti.

Kirli Anlaşmanın Sonu

İç Savaş boyunca, Şam ile Suveyda arasında yazılı olmayan bir anlaşma vardı: Dürziler büyük ölçüde rejime sadık kalacak, buna karşılık Şam, bölgenin kendi milisleri ve yerel liderleri tarafından yönetilmesine izin verecekti.

Bu çatışma, o anlaşmanın fiilen feshedildiğini ilan ediyor. Rejimin baskısı, sadece silahlı grupları dağıtmayı değil, El-Hecri’nin manevi otoritesini kırarak Suveyda üzerindeki merkezi kontrolü yeniden tesis etmeyi amaçlıyor.

Neden Şimdi?

Zamanlama kritik. Suriye ekonomisi dibe vurmuş durumda ve rejim, Suveyda gençlerini zorunlu askerlik hizmetine alarak cephe hatlarındaki tükenmiş insan gücünü takviye etme ihtiyacı duyuyor.

Ancak Dürzi toplumu, çocuklarını rejimin yıpratma savaşlarına göndermeye şiddetle direniyor. El-Hecri’nin muhalif duruşu, rejimin bu direnişi kırmak için askeri gücü kullanmaktan başka çare görmediğini gösteriyor.

Bölgesel Riskler

Suveyda’nın coğrafi konumu, bu gerilimi yalnızca Suriye’nin iç sorunu olmaktan çıkarıyor. Bölge, Ürdün sınırına çok yakın. Amman, Suriye’nin güneyindeki istikrarın bozulması halinde uyuşturucu kaçakçılığının ve radikal unsurların sınırına sızmasından büyük endişe duyuyor.

Esad'ın bu tırmanışı, Rusya’nın bölgedeki garantör rolünün de ne kadar etkisizleştiğini ortaya koyuyor. Moskova, uzun süredir Suveyda'daki gerilimi yönetmeye çalışıyordu, ancak rejimin direkt liderliği hedef alması, artık diplomasinin yerini silahlı dayatmanın aldığını gösteriyor.

Rejimin Kırılganlığı Testi

GokaNews analizine göre, bu çatışma Esad’ın gücünün değil, tam tersine rejimin iç cephede ne kadar kırılganlaştığının bir göstergesidir.

Rejim, El-Hecri’yi düşman ilan ederek, Suveyda'daki tüm sivil muhalefeti konsolide etme riskini alıyor. Eğer bu operasyon başarısız olursa veya sivil kayıplara neden olursa, Suveyda hızla rejime karşı tam teşekküllü bir sivil direniş merkezine dönüşebilir.

Bu, Şam için uzun vadede İran destekli milislerin bile kontrol edemeyeceği yeni ve tehlikeli bir cephe anlamına gelir. Suveyda’daki isyan, rejimin hayatta kalmasında kritik rol oynayan azınlıklar arasındaki son sadakat kırıntılarını da süpürebilir.