Brüksel, beklenen ancak ertelenen kararı resmileştirdi. AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın ifadesiyle, bu adım doğrudan protestocuların katledilmesine bir yanıt. Ancak gerekçenin ötesinde, bu karar bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirecek bir jeopolitik nükleer seçenektir.

DMO’nun terör listesine dahil edilmesi, yüz milyarlarca avroluk İran varlığının dondurulması ve Avrupa bankacılık sistemine erişimin tamamen kesilmesi anlamına geliyor. Daha da önemlisi, AB yargı yetkisi altındaki herhangi bir Avrupa vatandaşı veya kuruluşuyla DMO üyeleri arasında herhangi bir ticari ilişkinin kurulmasını yasa dışı hale getiriyor.

Bu, İran'ın gölge ekonomisine ve enformel finansal ağlarına yönelik doğrudan bir felç operasyonudur.

Simetrik Olmayan Savaşın Merkezi

Analiz etmemiz gereken kilit nokta, DMO’nun İran’daki yeridir. DMO, klasik bir askeri kuvvetten çok daha fazlasıdır. Ülkenin petrol, doğalgaz ve altyapı sektörlerinin büyük bir kısmını kontrol eden muazzam bir ticari imparatorluktur.

Aynı zamanda, Suriye’den Lübnan’a (Hizbullah) ve Yemen’e (Husiler) uzanan vekil ağını yöneten Kudüs Gücü'nün de ana kaynağıdır. Brüksel, DMO’yu hedef alarak, İran’ın bölgesel nüfuz politikasının finansal damarlarını kesmeyi amaçlamaktadır.

AB bu kararla, yıllardır süren ‘iyi niyetli’ müzakere stratejisini rafa kaldırdığını ilan ediyor. Nükleer anlaşmayı (JCPOA) kurtarma çabaları, en azından kısa vadede, bu kararın gölgesinde kalacaktır. Tahran’ın ilk tepkisi, bu adımı ‘savaş ilanı’ olarak yorumlamak ve misillemede bulunmak olacaktır.

Misilleme muhtemelen doğrudan Avrupa topraklarında değil, Körfez'deki deniz yolları üzerindeki gerilimi artırmak, nükleer programı hızlandırmak veya bölgesel vekiller aracılığıyla istikrarsızlığı derinleştirmek şeklinde olacaktır.

Analistin Notu: Risk Yüksek, Alternatif Yok

Bu liste kararı, AB’nin artık yalnızca sözlü kınamalarla yetinmeyeceği anlamına geliyor. Ancak bu, risksiz bir hamle değil. Avrupa, halihazırda yüksek tansiyonlu bir Orta Doğu’da risk seviyesini maksimize etti. İran, ekonomik baskıya boyun eğmek yerine, genellikle radikalizmi artırma eğilimindedir.

GokaNews olarak gördüğümüz: Bu, baskıyı artırmanın son aşamasıdır. Eğer bu mali ve siyasi kaldıraç Tahran’ın iç politikasını değiştiremezse, Avrupa’nın kullanabileceği meşru araçlar listesi neredeyse tükenmiş demektir. Karar sert ve doğru bir analizle alınmış olsa da, Avrupa’nın şimdi çok daha tehlikeli bir satranç tahtasında oynadığını unutmamak gerekir.