Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, on yılı aşkın süredir iç savaş ve istikrarsızlıkla mücadele eden Suriye'deki son duruma ve gelecekteki çözüm vizyonuna dair kritik açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, bölgedeki kalıcı barışın ancak Suriye'nin ulusal egemenliğinin tam tesisi ve parçalanmaz bir bütün olarak kalmasıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Türkiye'nin krizin başladığı ilk günden bu yana tutarlı bir dış politika izlediğini hatırlatan Kurtulmuş, "İlk günden beri vurguladığımız gibi Suriye'nin toprak bütünlüğü ve milli egemenliği vazgeçilmezdir," diyerek Ankara'nın, Suriye'nin fiili olarak bölünmesine veya terör koridorları oluşturulmasına yönelik girişimlere karşı duruşunu bir kez daha teyit etti.
Suriye krizinin çözümü noktasında askeri yöntemlerden ziyade siyasi ve toplumsal uzlaşının önemine dikkat çeken TBMM Başkanı, ülkenin demografik ve kültürel çeşitliliğinin yönetim kademelerine yansıması gerektiğinin altını çizdi. Suriye'nin çok etnikli ve çok mezhepli yapısının, dışlayıcı politikalarla değil, ancak kapsayıcı bir sistemle bir arada tutulabileceğini belirten Kurtulmuş, "Katılımcı bir düzen, her kesimi kapsayan adil temsil ve demokratik bir Suriye hedefi, bölgemizin sigortasıdır," ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Suriye'nin geleceğinde Kürtlerden Araplara, Türkmenlerden diğer azınlık gruplara kadar herkesin söz sahibi olduğu, çoğulcu bir anayasal düzenin gerekliliğine işaret ediyor.
Kurtulmuş'un açıklamaları, uluslararası arenada Suriye meselesinin sadece bir sınır güvenliği sorunu olarak değil, aynı zamanda insani ve demokratik bir kriz olarak ele alınması gerektiği tezini güçlendiriyor. 'Bölgenin sigortası' metaforuyla, Suriye'de sağlanacak istikrarın, Orta Doğu'daki diğer çatışma alanlarına da pozitif etki edeceği ve radikal unsurların veya vekalet savaşlarının zemini olmaktan çıkacağı vurgulanıyor. Demokratikleşme sürecinin başarısız olması durumunda ise göç dalgaları, terörizm ve sınır ötesi gerilimlerin devam edeceği uyarısı, bu sözlerin satır aralarında yer alıyor.
Sonuç olarak, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un mesajı, Suriye'de çözümün haritaların yeniden çizilmesinde değil, toplumun tüm katmanlarını kucaklayan yeni bir toplumsal sözleşmede yattığını ortaya koyuyor. Türkiye'nin vizyonu; sınırlarında parçalanmış, zayıf veya terör örgütlerinin kontrolünde bölgeciklerden oluşan bir komşu yerine; egemenliğini eline almış, halkıyla barışık ve demokratik mekanizmaları işleyen güçlü bir Suriye'nin inşasını desteklemek olarak öne çıkıyor.