Ankara kulislerinde son günlerde hareketli saatler yaşanıyor. Türkiye'de mevcut siyasi denklemde Cumhur İttifakı ve ana muhalefetin domine ettiği blok siyaseti arasına sıkışan seçmenler için yeni bir çıkış yolu aranıyor. Bu kapsamda, köklü 'Milli Görüş' geleneğinin temsilcileri olan Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi, iktidardaki AK Parti'den kopan kadrolar tarafından kurulan Gelecek Partisi ve DEVA Partisi ile kapsamlı bir işbirliği zemini oluşturmak için temaslarını sıklaştırdı. Hedef, sağ ve muhafazakar seçmen tabanına hitap eden, 'Üçüncü Yol' olarak adlandırılan güçlü bir merkez oluşturmak.
Söz konusu stratejinin merkezinde 'ortak çatı' formülü yer alıyor. Türkiye'deki seçim sisteminin getirdiği baraj riskleri ve 'D'Hondt' sisteminin ittifak içi oy dağılımındaki dezavantajlarını bertaraf etmek isteyen parti kurmayları, seçimlere tek bir parti logosu altında veya yeni bir kurumsal kimlik çatısında girme ihtimallerini değerlendiriyor. Özellikle son yerel seçimlerde oylarını ciddi oranda artırarak dikkatleri üzerine çeken Fatih Erbakan liderliğindeki Yeniden Refah Partisi ile Saadet Partisi arasındaki diyalog, bu girişimin omurgasını oluşturuyor. Bu iki partiye, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Gelecek Partisi ve eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın DEVA Partisi'nin de eklenmesiyle, parlamento aritmetiğini değiştirebilecek potansiyele sahip bir blok hedefleniyor.
Bu girişimin arka planında yatan en önemli faktör, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal konjonktürde, mevcut iktidardan memnun olmayan ancak seküler ana muhalefet partisi CHP'ye oy vermekten imtina eden muhafazakar seçmen kitlesidir. 'Üçüncü Yol' arayışı, tam da bu 'kararsız' veya 'küskün' muhafazakar oyları konsolide etmeyi amaçlıyor. Dört partinin de taban sosyolojisinin birbirine yakın olması, ideolojik uyum sorunlarını minimize ederken, geçmişte AK Parti hükümetlerinde üst düzey görevler almış isimlerin bu ittifakta yer alması, girişimin siyasi ağırlığını artırıyor.
Henüz görüşmelerin erken safhasında olunsa da, partilerin kurmayları teknik ve hukuki altyapı çalışmalarına başlamış durumda. Olası bir birleşmenin liderlik yapısı, milletvekili listelerinin nasıl şekilleneceği ve ortak politika metinlerinin hazırlanması gibi kritik konular masadaki en zorlu başlıklar arasında yer alıyor. Ancak Ankara'dan gelen haberler, parti tabanlarının birleşme fikrine sıcak baktığı ve dağınık muhalefet görüntüsünün seçmen nezdindeki güveni zedelediği konusunda liderlerin hemfikir olduğu yönünde.
Eğer bu 'Dörtlü İttifak' veya 'Çatı Partisi' formülü hayata geçerse, Türkiye siyasetinde kartların yeniden dağıtılması muhtemel görünüyor. Bu hamle, sadece muhalefet içindeki dengeleri değil, aynı zamanda iktidar partisinin oy havuzunu da doğrudan etkileyebilecek stratejik bir manevra olarak değerlendiriliyor.