Fransız jandarması, Paris merkezindeki X (eski adıyla Twitter) ofislerinde kapsamlı bir arama gerçekleştirdi. Bu operasyon, Ocak 2025 olarak belirtilen bir tarihte başlatılan (muhtemelen 2024’ten devam eden) ciddi bir soruşturmanın fiziki yansıması.
Bu soruşturmanın ana ekseni, platformun içerik denetimi politikaları, dezenformasyonun yayılmasına karşı alınan önlemler ve AB’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği üzerine odaklanıyor.
Operasyonu emsalsiz kılan en kritik gelişme ise Paris Savcılığı’nın bizzat Elon Musk’ı hedef alması. Musk, 20 Nisan'da resmi ifade vermeye çağrıldı. Bu, sadece kurumsal bir inceleme olmaktan çıkıp, sorumlu CEO’nun şahsen hesap vermeye çağrıldığı anlamına geliyor.
Neden Şimdi ve Neden Fransa?
Bu hamle, AB’nin teknoloji devlerine karşı 'gönüllü uyum' döneminin tamamen sona erdiğini gösteriyor. Brüksel, özellikle Musk’ın platformu satın almasının ardından X’te içerik denetiminin gevşemesiyle ortaya çıkan ‘infodemi’ riskinden ciddi rahatsızlık duyuyor.
Fransa, AB içinde DSA’yı uygulama konusunda en kararlı üye devletlerden biri olarak öne çıkıyor. Paris’in bu hukuki baskısı, diğer AB ülkelerine de benzer soruşturmaları başlatma konusunda cesaret verici bir emsal teşkil ediyor.
DSA, X gibi 'Çok Büyük Çevrimiçi Platformlara' (VLOP'lar) nefes alacak alan bırakmıyor. Kanun, terör propagandası, nefret söylemi ve sistematik dezenformasyon gibi riskleri derhal ortadan kaldırmayı şart koşuyor. Fransız makamları, X’in bu risk değerlendirmelerinde yetersiz kaldığına inanıyor.
Kurumsal Dokunulmazlık Kalkıyor
Musk’ın ifadeye çağrılması, Silicon Valley CEO’larına gönderilmiş açık bir mesajdır: Avrupa pazarında iş yapıyorsanız, kurumsal sorumluluk bizzat en tepedeki kişiyi bağlar.
Eğer soruşturma sonucunda DSA ihlalleri tespit edilirse, X, küresel yıllık gelirlerinin %6’sına kadar devasa finansal cezalarla karşı karşıya kalabilir. Bu, teorik olarak milyarlarca dolarlık bir yaptırım potansiyeli demektir.
20 Nisan, sadece takvimdeki bir tarih değil. Bu, Musk’ın ‘mutlak ifade özgürlüğü’ vizyonu ile Avrupa’nın ‘dijital güvenlik’ vizyonunun çarpıştığı kritik bir dönemeç olacak. Bu baskın, teknoloji devlerinin Avrupa’daki davranış kurallarının bir daha geri dönülmemek üzere yeniden yazıldığının en keskin kanıtıdır.