Washington, Moskova ve Kiev arasında ‘ileri düzey barış görüşmeleri’ olarak adlandırılan bu buluşma, iki nedenden ötürü ezber bozuyor. İlki, Rusya ve Ukrayna'nın son aylarda doğrudan, üst düzeyde ve resmi bir formatta bir araya gelmesi son derece nadirdir. İkincisi, ABD’nin bu masaya aktif olarak oturması, bu çatışmanın bir sınır anlaşmazlığından öte, büyük güçler arasındaki bir yapısal müzakere olduğunu resmen tescilliyor.
Bu görüşmelerin BAE’de yapılması stratejik bir tercihtir.
Abu Dabi, NATO ya da G7 bloku dışında kalan, ancak hem Rusya hem de Batı sermayesiyle derin bağları olan, kendini kanıtlamış bir arabulucu merkezidir. Batı başkentlerinde gerçekleşmesi durumunda diplomatik intihar addedilebilecek bu tür bir görüşme, BAE’nin ‘tarafsız zemin’ tanımı sayesinde Moskova’nın katılımını kolaylaştırıyor. Bu, Rusya için, ABD ile doğrudan, Ukrayna’yı da içeren bir çerçevede konuşurken itibar kaybetmeme yoludur.
Ukrayna savaşı, Kiev’in mücadelesi olsa da, Washington’ın desteği olmadan sürdürülemezdi. ABD’nin masada bulunması, çatışmanın finansal ve askeri yükünü taşıyan tarafın artık sadece danışman değil, doğrudan karar mercii olarak hareket ettiğini gösterir.
Bu, Kiev’in uzun süredir savunduğu “vekaleten yürütülen savaş” tezini diplomatik olarak onaylamaktır. Rusya için ise, nükleer denklemin ve küresel tedarik zincirlerinin en tepedeki aktörle konuşulması anlamına gelir.
Ancak bu görüşmelere ‘barış zirvesi’ demek ciddi bir yanılgı olur.
Ne Ukrayna Kırım’dan vazgeçecek ne de Rusya ilhak ettiği toprakları geri verecek. Dolayısıyla, masadaki asıl hedef barış değil, ‘pozisyon belirlemedir’.
GokaNews analizine göre, bu gizli rotalar iki ana amaca hizmet ediyor:
1. Çatışmayı Dondurma Zeminini Hazırlamak: 2024 sonu ve 2025 başı, Batı’daki seçim döngüleri ve yorgunluk nedeniyle çatışmayı dondurma baskısının artacağı bir döneme işaret ediyor. Abu Dabi, olası bir ateşkeste kimin hangi çizgiden geri adım atmayacağının ön hazırlığıdır.
2. Maksimum Taviz Hattını Çizmek: Her iki taraf da askeri cephede kazanamayacağını kabul etmeye başladığında, diplomatik masada minimum tavizleri nerede vereceklerini test ediyorlar. ABD’nin varlığı, Moskova’nın doğrudan Kiev’den talep edemeyeceği güvenlik garantileri veya ekonomik yaptırım hafifletme beklentilerini dile getirmesine olanak tanır.
Özetle, Abu Dabi’deki üçlü buluşma, barışın yakınlaştığını değil, savaşın artık sadece cephede değil, aynı zamanda gizli diplomatik kanallarda da bir satranç oyununa dönüştüğünü gösteriyor. Beyaz Saray’ın ‘ileri düzey görüşmeler’ ifadesi, bu kanalların ne kadar hayati olduğunun altını çiziyor. Geriye kalan tek soru, Washington'ın Ukrayna'yı masaya getirdiği siyasi ağırlığın bedeli ne olacak?