Türk ekonomisinin önümüzdeki altı aya ilişkin beklentileri teknik olarak iyileşme gösteriyor. İşletmeler, uygulanan sıkı para politikasının enflasyon üzerindeki etkisine dair ilk kez somut bir güven besliyor.

Özellikle ihracat görünümündeki umutlanma, küresel ticaretteki potansiyel kıpırdanmaya ve TL’nin rekabetçi seviyesini koruması beklentisine bağlanabilir. Bu, ihracatçı firmaların en azından dış talep cephesinde nefes alacağını düşündüklerini gösteriyor.

Ancak BUSİAD verilerinin en keskin ve uyarıcı kısmı, bu genel iyimserliğin iki kritik alana yansımamasıdır: İstihdam ve yatırımlar.

Firmalar frene basıyor. Geleceğe dair iyileşme beklerken bile, istihdam artırma ve yeni yatırım yapma niyetleri ciddi şekilde kısıtlanmış durumda. Bu, ekonomi yönetiminin çözmesi gereken temel paradokstur.

GokaNews Analizi: Neden Şimdi Değil?

Bu durum, işletmelerin kârlılık beklentilerinin yüksek faiz ortamında baskı altında kaldığını netleştiriyor. Yüksek kredi maliyetleri, yatırım projelerinin geri dönüş süresini o kadar uzatıyor ki, yeni sermaye harcaması rasyonel olmaktan çıkıyor.

Firmalar, talep canlanmadan önce kapasite artırmanın veya yeni makine almanın riskini üstlenmek istemiyor. Ekonominin geleceğine duyulan güven ile mevcut operasyonel maliyetler arasındaki bu makas açıldıkça, ‘yatırım felci’ derinleşir.

Unutmayalım ki, yatırımlar sadece bugün üretim yapmaz; aynı zamanda uzun vadeli verimlilik artışının ve potansiyel büyümenin de motorudur. Eğer bu kısırlık devam ederse, gelecekteki büyüme sığ, dışa bağımlı ve yetersiz kalacaktır.

Politika yapıcılara net bir mesaj var: Enflasyonu dizginleme çabaları takdir ediliyor ve beklentileri yönetme konusunda başarılı oluyor. Ancak bu başarı, istihdam yaratıcı ve verimlilik artırıcı yatırım iştahını tamamen kesmemeli.

İş dünyası, Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirim döngüsüne ne zaman başlayacağına dair net ve sürdürülebilir bir sinyal bekliyor. Bu sinyal gelmeden, büyük sermaye kararlarının yedekte tutulmaya devam edeceği açıktır.

BUSİAD raporu, sıkılaşmanın ekonomiyi tam da hedeflendiği gibi yavaşlattığını ve soğuttuğunu kanıtlıyor. Şimdi risk, soğutmanın, dondurmaya dönüşmesidir.