Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verileri bir kez daha Gaziantep'i listenin zirvesine yakın bir yere, en fazla ihracat yapan 6. il pozisyonuna yerleştirdi. Ocak ayında kaydedilen 781 milyon 987 bin dolarlık performans, şehrin sanayi gücünün tartışılamaz olduğunun kanıtı.
Ancak GokaNews analizi, bu rakamın salt bir başarı hikayesinden fazlası olduğunu gösteriyor. Bu, ekonomik istikrar programının realite testidir.
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi’nin değerlendirmesi kritik bir paradoksu barındırıyor: Bir yandan 'dezenflasyonla umut arttı' diyor, diğer yandan 'destek şart' çağrısını yineliyor.
Bu ikilem, mevcut ekonomik yönetimin en büyük çıkmazıdır. Yüksek faizler aracılığıyla talep soğutulurken, ihracat cephesinde rekabetçilik hızla aşınıyor. Ünverdi'nin dile getirdiği 'umut', makro istikrara yönelik beklentilere dayanırken, talep ettiği 'destek' ise mikro düzeydeki acil operasyonel ihtiyaçları işaret ediyor.
781 milyon dolarlık Ocak performansı, Gaziantep sanayicisinin küresel piyasalardaki sarsılmaz esnekliğini yansıtır. Ancak bu direnç, yüksek enerji maliyetleri, lojistik darboğazlar ve en önemlisi, finansmana erişimin maliyeti ve zorluğu karşısında sürdürülebilirlik baskısı altındadır.
Gaziantep, imalat sanayinin omurgasıdır. Eğer bu ölçekte, bu derece entegre bir ihracat devi dahi, maliyet yapısı ve kredi koşulları nedeniyle nefes alma alanı talep ediyorsa, bu durum, orta ve alt ölçekli sanayi şehirlerinin ne kadar zorlandığının en net göstergesidir.
Ekonomi yönetimi, dezenflasyon hedefine ulaşmak için iç talebi frenlerken, döviz girdisi sağlayan ihracatçıları feda etmemelidir. İhracatçıya yönelik kredi faizlerinin ve KDV iadesi süreçlerinin iyileştirilmesi, artık bir lütuf değil, kurumsal bir zorunluluktur.
GokaNews olarak altını çiziyoruz: Gaziantep’in 6. sıradaki konumu, ülkenin üretim kapasitesinin sağlamlığını teyit ederken, GSO Başkanı’nın çağrısı, dezenflasyonist baskının gerçek ekonomi üzerindeki ağır yükünü hafifletme gerekliliğinin politik bir sinyalidir. Türkiye, ihracatçıların rekabet gücünü koruyarak bu istikrar programını başarıya ulaştırabilir. Aksi takdirde, bu umut hızla sönecektir.