Libya medyası, 2011 yılında NATO destekli halk ayaklanmasıyla devrilen ve linç edilerek öldürülen Muammer Kaddafi'nin en tanınan oğlu ve eski rejimin fiili veliahtı Seyfülislam Kaddafi'nin öldürüldüğünü öne sürdü. Yerel kaynaklara dayandırılan ancak resmi makamlarca henüz teyit edilmeyen bu haberler, Libya'nın karmaşık siyasi atmosferinde geniş yankı uyandırdı. Haberin detaylarında olayın nerede ve nasıl gerçekleştiğine dair somut veriler paylaşılmazken, sosyal medyada ve yerel haber sitelerinde yayılan bilgiler, bölgedeki güvenlik zafiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

Seyfülislam Kaddafi, babası Muammer Kaddafi'nin 42 yıllık iktidarı boyunca rejimin 'Batı'ya dönük yüzü' olarak biliniyordu. Londra Ekonomi Okulu'nda (LSE) eğitim gören ve akıcı İngilizcesiyle tanınan Seyfülislam, 2011 olaylarından önce ülkede reformist bir figür olarak öne çıkmış, ancak iç savaşın patlak vermesiyle babasının yanında yer alarak isyancılara karşı sert söylemler geliştirmişti. Rejimin çöküşünün ardından Zintan merkezli milisler tarafından yakalanan Kaddafi, yıllarca gözaltında tutulmuş ve bu süre zarfında hakkında pek çok spekülasyon üretilmişti.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından 'insanlığa karşı suç işlediği' gerekçesiyle hakkında yakalama kararı bulunan Seyfülislam Kaddafi, aynı zamanda Trablus'taki bir mahkeme tarafından gıyabında idam cezasına çarptırılmıştı. Ancak Zintan'daki milis grubu, Trablus hükümetinin taleplerini reddederek onu iade etmemiş ve 2017 yılında serbest bırakıldığını duyurmuştu. O tarihten bu yana yeri tam olarak bilinmeyen ve 'hayalet' bir figür gibi Libya siyasetinde varlığını sürdüren Kaddafi, zaman zaman yaptığı çıkışlarla siyasi arenaya geri döneceğinin sinyallerini vermişti.

Özellikle 2021 yılında yapılması planlanan ancak ertelenen devlet başkanlığı seçimleri için adaylık başvurusunda bulunması, uluslararası kamuoyunda büyük şaşkınlık yaratmıştı. Geleneksel kıyafetleri ve babasını andıran retoriği ile seçim merkezine gelişi, Kaddafi nostaljisi yaşayan bazı kesimlerde heyecan yaratırken, devrim yanlıları tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Seçim sürecinin tıkanmasıyla birlikte Seyfülislam yeniden gözden kaybolmuştu.

Bugün ortaya atılan ölüm iddiası, Libya'daki güç dengelerini derinden sarsma potansiyeline sahip. Ülke halihazırda doğuda Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi ve batıda Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti arasında bölünmüş durumda. Kaddafi ailesinin destekçileri ve eski rejim yanlıları, Seyfülislam'ı ülkeyi birleştirebilecek potansiyel bir lider olarak görüyordu. Bu iddianın doğrulanması halinde, Kaddafi yanlısı tabanın tepkisi ve ülkedeki milis gruplar arasındaki çatışma riskinin artması muhtemel görünüyor. Öte yandan, geçmişte de benzer ölüm haberlerinin asılsız çıktığı göz önüne alındığında, uluslararası gözlemciler ve diplomatik kaynaklar konuya temkinli yaklaşıyor.