Dünyanın en büyük şekerleme ve atıştırmalık ürünler fuarı olarak kabul edilen ISM Köln, bu yıl da küresel gıda sektörünün devlerini Almanya'da bir araya getirdi. Türkiye, 25. kez milli katılım organizasyonu ile yer aldığı bu prestijli fuarda, çikolata, şekerleme ve atıştırmalık ürünlerindeki üretim gücünü ve kalite standartlarını uluslararası alıcıların beğenisine sundu. İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) öncülüğünde gerçekleştirilen katılım, Türk gıda sektörünün Avrupa ve dünya pazarındaki rekabetçi konumunu pekiştirmeyi amaçlıyor.

Fuar süresince gerçekleştirilen temasları ve sektörün gelecek vizyonunu değerlendiren İHBİR Başkanı Kazım Taycı, Türk şekerleme sektörünün stratejik bir dönüşüm sürecinde olduğunu vurguladı. Taycı'nın açıklamalarında öne çıkan en kritik nokta, ihracat hedeflerindeki agresif büyüme stratejisi oldu. Mevcut ihracat rakamlarını yeterli bulmadıklarını belirten Taycı, sektörün potansiyelinin çok daha yüksek olduğunu ifade ederek, "İhracat hedefimizi üçe katlayarak 9 milyar dolara çıkardık" şeklinde konuştu. Bu hedef, Türkiye'nin sadece bölgesel bir tedarikçi değil, küresel bir oyun kurucu olma arzusunu yansıtıyor.

Bu iddialı hedefe ulaşma yolunda en önemli pazarlardan birinin Amerika Birleşik Devletleri olduğu belirtildi. Taycı, ABD pazarında Türk ürünlerine olan ilginin her geçen gün arttığını ve bu pazarda her yıl yüzde 20’nin üzerinde bir büyüme performansı yakaladıklarını kaydetti. ABD pazarındaki bu istikrarlı yükseliş, Türk firmalarının kalite standartlarının, ambalajlama teknolojilerinin ve ürün çeşitliliğinin Batı standartlarını yakaladığını, hatta pek çok alanda geçtiğini gösteriyor. Uzak pazarlara odaklanma stratejisi, Avrupa pazarındaki daralma risklerine karşı da önemli bir sigorta görevi görüyor.

Sektör temsilcileri, 9 milyar dolarlık hedefe ulaşmak için sadece üretim kapasitesini artırmanın yeterli olmayacağının, aynı zamanda markalaşma, katma değerli ürün geliştirme ve sürdürülebilir üretim tekniklerine de odaklanılması gerektiğinin altını çiziyor. Türkiye'nin lojistik avantajları, esnek üretim kabiliyeti ve hammaddeye erişim kolaylığı, bu süreçte rakiplerine karşı elini güçlendiren en önemli faktörler arasında yer alıyor. ISM Köln Fuarı'nda kurulan yeni iş birlikleri ve alınan siparişler, belirlenen bu uzun vadeli hedeflerin gerçekçi temellere dayandığını kanıtlar nitelikte.

Sonuç olarak, İHBİR'in liderliğinde Türk şekerleme ve çikolata sektörü, geleneksel pazarlarını korurken, ABD gibi devasa tüketim pazarlarında derinleşerek küresel pazar payını artırmaya kararlı görünüyor. Almanya'daki bu güçlü temsil, "Made in Türkiye" algısının dünya genelinde kalite ve güvenle eşdeğer tutulması yolunda atılmış önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.