Mesleki deformasyon, bazen en beklenmedik yerde kendini gösterir. 56 yaşındaki Dermatoloji Doktoru Lütfiye Çoban için bu yer, kendi yemek borusuydu. Bir yıldır devam eden yutkunma güçlüğü, su olmadan lokmalarını yutamaması ve gece bastıran öksürük nöbetleri... Çoban, binlerce hastada gördüğü yaygın tabloyu, yani reflüyü kendine teşhis olarak koymakta gecikmedi. Ancak bu, tehlikeli bir yanılgıydı.
ANALİZ: Bu durum, tıp dünyasında 'teşhis tuzağı' olarak bilinen olgunun mükemmel bir örneğidir. Akalazya, yüz binde bir ila beş kişiyi etkileyen nadir bir hastalıktır. Belirtileri, toplumda son derece yaygın olan reflü ile neredeyse birebir örtüşür: göğüste yanma, yiyeceklerin ağıza geri gelmesi... Bu semptomatik kamuflaj, hastaların doğru tanıya ulaşmasını ortalama 3 ila 5 yıl geciktirir. Dr. Çoban'ın bir hekim olmasına rağmen bu tuzağa düşmesi, sorunun bilgi eksikliğinden ziyade, nadir olanı yaygın olandan ayırmanın ne denli zor olduğunu gösteriyor. Bu gecikme, sadece yaşam kalitesini düşürmekle kalmaz, aynı zamanda yemek borusunda kalıcı hasar ve aspirasyon pnömonisi gibi ölümcül riskler de doğurur.
Gerçek, Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Günay'ın yaptığı ileri tetkiklerle ortaya çıktı. Sorun mideden yukarı kaçan asit değil, yemek borusunun mideye açılan kapakçığının gevşemeyi 'unutmasıydı'. Besinler mideye geçemiyor, yemek borusunda birikerek adeta bir baraj oluşturuyordu.
Çözüm, hastalığın kendisi kadar sofistike bir yöntemle geldi: Peroral Endoskopik Miyotomi (POEM). Bu, dışarıdan hiçbir kesi yapılmadan, endoskopik olarak ağızdan girilerek sorunlu kasların içeriden kesildiği, adeta bir 'anahtar deliği cerrahisidir'. Bu ileri teknoloji, hastaya sadece bir gün içinde normal yaşama dönme konforu sunuyor. Dr. Çoban'ın Antalya'dan bu spesifik tedavi için gelmesi ise, POEM gibi yüksek uzmanlık gerektiren prosedürlerin henüz ülkenin her yerinde yaygınlaşmadığının altını çiziyor.
Dr. Çoban'ın tedaviden 24 saat sonra, aylardır yutamadığı doğum günü pastasını yiyebilmesi, sembolik bir zaferden çok daha fazlasıdır. Bu, nadir bir hastalığın doğru teşhis edildiğinde ve doğru teknolojiyle müdahale edildiğinde hayatın nasıl geri kazanılabileceğinin canlı bir kanıtı. Vakası, hem hastalara hem de hekimlere güçlü bir mesaj veriyor: Bazen en alışılmış semptomlar, en sıra dışı hikayeleri gizler.