Kocaeli'nin sanayi üssü Dilovası, ağır sanayinin en karanlık yüzüyle bir kez daha yüzleşti. Bir demir çelik fabrikasında yükleme platformunun saniyeler içinde çökmesi, üç işçiyi yaşamdan kopardı. Bu trajik olay, salt bir kaza olmanın çok ötesinde, Türkiye'nin sanayi bölgelerinde kanıksanmış güvenlik ihlallerinin acı bir tezahürü olarak karşımızda duruyor.

Faciaya ilişkin başlatılan adli soruşturma kapsamında üç şüpheli gözaltına alındı. Emniyet birimlerinin hızla devreye girmesi ve savcılık talimatıyla sorumluların adalete teslim edilmesi hukuki rutinin olağan bir parçası. Ancak asıl mesele, bu gözaltıların fabrikadaki yapısal ihmaller zincirini ne derece kırabileceği gerçeğinde yatıyor. Bu platformun neden çöktüğü ve periyodik bakımlarının kimler tarafından ihmal edildiği sorusu acil yanıt bekliyor.

Dilovası bölgesi, yıllardır ağır sanayi tesislerinin yoğunluğu ve bunun getirdiği risklerle anılan bir coğrafya. Burada yaşanan ölümcül olaylar, tesadüfi hatalardan ziyade, üretim hızının insan hayatının önüne geçmesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak okunmalı. Tonlarca ağırlığı taşıması gereken bir yükleme platformunun çökmesi, mühendislik standartlarının ve iş sağlığı güvenliği mevzuatının sadece kağıt üzerinde kaldığını net bir şekilde belgeliyor.

Maliyet hesaplarının işçi sağlığı bütçelerinden kısılarak yapıldığı bir düzende bu tür facialar birer istisna olmaktan çıkıp kural haline geliyor. Demir çelik gibi tehlike sınıfı en yüksek sektörlerde idare etme kültürünün yaygınlaşması, faturayı her zaman sahada ter döken işçiye kesiyor. Meydana gelen bu son kayıplar, ağır sanayideki kar marjlarının işçi güvenliği pahasına nasıl korunduğunu maalesef bir kez daha kanıtlıyor.

Yargı sürecinin sadece sahadaki birkaç alt düzey yöneticiyi veya saha sorumlusunu cezalandırmakla sınırlı kalmaması şart. Soruşturmanın derinleşerek fabrikanın asıl karar alıcı mekanizmalarını ve bağımsız olması gereken denetim süreçlerini de kapsaması, gelecekteki benzer faciaların önlenmesi adına hayati bir adım olacak. İşçi sağlığı ve güvenliği, üretim kotalarına kurban edilemeyecek kadar kritik bir temel haktır ve GokaNews olarak bu zihniyet değişiminin ısrarla takipçisi olmaya devam edeceğiz.