Sivas’ın yüksek rakımlı Yıldızeli ilçesinde öğrenci servisi faciası yaşanması, kış şartlarına uyumda süregelen ve can güvenliğini hiçe sayan bir denetim fiyaskosunun habercisidir. Bu, sadece bir trafik kazası değil; öngörülebilir bir riskin bedelidir.
Sivas’ın Yıldızeli kırsalında, Güneykaya ve Kalkım arasındaki kritik güzergâhta bir öğrenci servisinin kayarak şarampole devrilmesi olayı, Anadolu’da taşımalı eğitim sisteminin kışa hazırlık karnesini sıfırladı. Kazanın nedeni net: Kar ve buzlanma.
Ancak GokaNews analizi, sorunun yüzeyin çok altında olduğunu gösteriyor. Sivas gibi karasal iklimin hakim olduğu, yüksek rakımlı bölgelerde buzlanma, ‘beklenmedik’ bir doğa olayı değil, yıllık bir işletme riskidir. Bu riske karşı alınan önlemlerin yetersizliği, sorumluluğu doğrudan yerel yönetimlere ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesindeki denetim mekanizmalarına yöneltmektedir.
Taşımalı eğitim, kırsalda eğitime erişimi sağlayan hayati bir model olsa da, coğrafyanın zorluğunu taşıyıcı firmaların ve araç standartlarının üzerine yıkmaktadır. Temel soru şudur: Kış lastiği, kar zinciri ve deneyimli şoför gibi zorunlu standartlar, bu tehlikeli güzergâhta ne kadar sıkı denetlenmiştir?
İl Özel İdareleri tarafından yönetilen ve sık sık bakımsız kalan kırsal yollarda, öğrencileri taşıyan servislerin operasyon izni alabilmesi için çok daha sıkı kış güvenliği protokolleri uygulanmalıdır. Buzlanmanın yaşandığı tespit edilen yolların, tuzlama veya temizleme yapılmadan ulaşıma açılması ve bu durumdayken öğrenci taşımasına izin verilmesi, açıkça operasyonel bir ihmaldir.
Biz bu olayı, bireysel bir sürücü hatasından ziyade, kış öncesi denetimlerin kâğıt üzerinde kaldığının kanıtı olarak görüyoruz. Servis ihalelerinde en düşük fiyatın kazanma eğilimi, genellikle güvenlik ve bakım maliyetlerinden ödün verilmesi anlamına gelir. Bu durum, özellikle karayolu taşımacılığında hayati riskler taşır.
Soruşturmanın sadece kaza anına ve şoföre odaklanması yeterli değildir. GokaNews olarak talep ettiğimiz şeffaflık, servise ruhsat veren kurumların kış lastiği sertifikalarını, araç muayene kayıtlarını ve güzergâhın kış risk analizini de kapsamak zorundadır. Türkiye, her kış mevsiminde tekrarlanan bu güvenlik zinciri kırılmasını artık durdurmak zorundadır. Çocuklarımızın güvenliği, bütçe kısıtlamalarına feda edilebilecek en son kalemdir.