Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ülkedeki ailelere yönelik kritik bir açıklama yaparak, küçük yaştaki çocukların dijital ekranlarla olan ilişkisine dair endişelerini dile getirdi. Açıklamada, özellikle 6 yaş ve altı çocukların günlük ekran süresinin maksimum bir saat ile sınırlandırılması gerektiği belirtildi. Bakanlık, bu çağrıyı, çocukların dijital dünyada karşılaşabilecekleri potansiyel risklere karşı bir önlem olarak konumlandırıyor. Bu, sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada ebeveynleri, eğitimcileri ve sağlık profesyonellerini meşgul eden büyüyen bir endişe kaynağıdır.
Bakanlığın tavsiyesi, çocuk gelişim uzmanları ve pediatristler tarafından uzun süredir dile getirilen bilimsel bulgularla örtüşüyor. Günde bir saati aşan ekran maruziyetinin, küçük çocukların gelişim evreleri üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiliyor. Uyarıda, ekran süresinin niteliğinin de en az süresi kadar önemli olduğu, eğitici ve yaşa uygun içeriklerin tercih edilmesi gerektiği vurgulandı. Ancak mümkünse, bu yaş grubundaki çocukların ekransız, interaktif ve yaratıcı aktivitelerle vakit geçirmesi teşvik ediliyor.
Araştırmalar, aşırı ekran maruziyetinin çocuklarda dil gelişiminde gecikmeler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, uyku bozuklukları, obezite riskinde artış, sosyal becerilerde zayıflık ve hatta göz sağlığı sorunlarına yol açabileceğini gösteriyor. Dijital cihazlar üzerinden hızla akan görseller ve sesler, çocukların beyninin doğal gelişim ritmini bozarak, gerçek dünya deneyimlerinden öğrenme fırsatlarını kısıtlayabiliyor. Bakanlık, bu risklerin çocukların uzun vadeli akademik başarılarını ve ruhsal sağlıklarını da etkileyebileceğine dikkat çekiyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, sadece süre kısıtlamasıyla kalmayıp, ailelere çocuklarını dijital ortamda korumak adına çeşitli pratik önerilerde de bulundu. Bunlar arasında, ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte ekran karşısında vakit geçirmesi (eşlikli izleme), izlenen içerikleri denetlemesi ve filtrelemesi yer alıyor. Ayrıca, yemek saatlerinde ve yatmadan önceki bir saat içinde ekran kullanımından kaçınılması, çocukların gerçek dünyadaki oyunlara, fiziksel aktivitelere ve akranlarıyla sosyal etkileşimlere yönlendirilmesi önemle tavsiye edildi. Ebeveynlerin kendi dijital alışkanlıklarının da çocuklarına örnek teşkil etmesi gerektiği belirtildi.
Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın bu uyarısı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) gibi uluslararası sağlık kuruluşlarının benzer rehberlikleriyle uyumludur. WHO, 2019'da yayımladığı fiziksel aktivite, yerleşik yaşam ve uyku rehberliğinde, 1 yaş altı bebekler için ekran süresini sıfır, 1-2 yaş arası çocuklar için ise "minimum" olarak belirlemiş, 2-4 yaş arası için de günde bir saati aşmamasını önermiştir. Bu küresel mutabakat, erken çocukluk döneminde ekran maruziyetinin ciddiyetini ve bu konuda atılması gereken adımların evrensel niteliğini gözler önüne sermektedir.
Bakanlığın uyarısı, ailelere çocuklarının dijital refahı konusunda proaktif olmaları yönünde güçlü bir hatırlatma niteliğindedir. Dijital çağın getirdiği kolaylıklar ve zorluklar arasında denge kurmak, ebeveynlerin en önemli görevlerinden biridir. Çocukların sağlıklı bir gelecek inşa edebilmeleri için fiziksel, duygusal ve bilişsel ihtiyaçlarına öncelik verilmesi, gerçek dünya deneyimleriyle zenginleşen bir çocukluk geçirmeleri gerektiği vurgulandı. Bu, sadece ailelerin değil, tüm toplumun ortak sorumluluğudur.